8 February, 2012 - Wednesday

15 kişilik minibüste tam 38 kişi var

Posted by Wayla On Mart - 17 - 2010 ADD COMMENTS

Yolcu minibüsünü durduran Jandarma trafik ekipleri şaşkına döndü. Nedeni ise içerideki yolcu sayısı..

Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde trafik jandarma timleri, 38 kişinin bindiği 15 kişilik minibüsün sürücü hakkında işlem yaptı.

Alınan bilgiye göre, 15 kişilik taşıma kapasitesi olan minibüse 38 kişinin bindiğinin fark edilmesi üzerine İlçe Jandarma Trafik ekipleri aracı durdurarak sürücüsüne Karayolu Taşıma Kanunu gereği, yolcu sayısına göre yaklaşık 300 TL ceza uyguladı.

Ekipler, minibüsten, kapasite fazlası yolcuları indirerek muhtemel bir facianın önüne geçti.

Hem annesi hem en yakın arkadaşıyla aldatıldı


Koca, 35 yaşındaki karısını önce kayınvalidesiyle kısa bir süre sonra da yine karısının en iyi arkadaşıyla aldattı.

Evlilikte eşlerin birbirlerini aldatması günümüzde sık rastlanan bir durum. Ancak İngiliz Irene Whitelaw adlı kadının kocası tarafından aldatılma biçimi insanın sınırlarını gerçekten de zorluyor.

35 yaşındaki Irene Whitelaw eşi tarafından aldatıldığını öğrendi. Asıl şoku ise kocasının kendisini kiminle aldattığını öğrendiğinde yaşadı. Kocası Irene’yı 60 yaşındaki kayınvalidesiyle aldatmıştı. Irene bunu öğrendiğinde ve ilk şoku yaşadıktan sonra ilişkilerinin geleceğini düşündü. Evet, kocası kendisini annesiyle aldatmıştı ama eşinden ayrılmak istemiyordu.

Andy Simpson adlı kocasını affetti. Ancak o koca aradan kısa bir süre geçtikten sonra 35 yaşındaki eşi Irene’yı bu defa karısının en yakın arkadaşıyla aldattı.

Irene Whitelaw, eşiyle annesi arasında ilişki olduğunu çocuklarının başkalarından duymasını istemiyordu. Irene iki çocuğunu karşısına oturttu ve baba Andy ile anneanne arasında ilişki olduğunu söyledi. 35 yaşındaki genç kadın şu anda kocasından ayrı bir evde yaşıyor.

Tuvalet kağıdı yerine dolar kullanın

Posted by Wayla On Mart - 17 - 2010 ADD COMMENTS

Globalleşen dünyada farklı tasarımlara sahip ürünler yok satıyor. Bursa’da, Çin ve Uzak Doğu ülkelerinde üretilen birbirinden ilginç eşyaların satıldığı mağaza, farklı insanların ortak mekanı oldu. Üzerinde 100 ABD dolarının resimleri bulunan tuvalet kağıdının rulosu 17 TL’den kapışılıyor.

Üzerinde dolar bulunan tuvalet kağıdından ters çalışan saate, üzerinde yanan ışıklarla kablosuz internet sinyallerini gösteren tişörtlerden karınca akvaryumuna kadar birbirinden ilginç onlarca ürün bulunuyor. İlk olarak kurdukları internet sitesinde ilginç ürünlerin satışına başladıklarını belirten Sibel Bilişik Cengiz, daha sonra vatandaşların rahatça inceleyip görerek satın alabilecekleri bir mağaza açtıklarını söyledi.

Günlük koşuşturma içinde insanların eğlenmek için kendilerine pek fazla zaman ayıramadığını ancak bu tip tuhaf eşyalarla günün stresinden kurtulabildiklerini anlatan Cengiz, bu ürünlerle hayatı ‘makaraya alma’ imkanı sunduklarını söyledi. Cengiz, “Üzerinde dolar bankotlarının resmi bulunan bir tuvalet kağıdını kullanmak, paranın hiçbir değeri olmadığını beyne kazımak gibi oluyor. Belki 17 TL’ye bir bobin dolarlı tuvalet kağıdı pahalı gibi gelebilir ama insana paranın önemsizliği konusunda sağladığı etki çok daha kıymetli oluyor. Değişik tarzlarda yaşamayı sevenlere, üzerinde ortamdaki gürültüye göre ekolayzır seviyesi gösteren veya bulunan mekanda kablosuz internet sinyallerinin gücü üzerindeki farklı seviyelere ışık vererek ortaya koyan tişörtler fark oluşturmak isteyen kişilerin hemen dikkatini çekiyor. 40 TL’lik bir tişört, arkadaş çevresinde günün konusu oluyor. Karıncaları beslemek için yapılan akvaryumdan, saatteki rakamları aksi istikamette yazarak ters çalışan bir duvar saati veya üst kısmı bulunmayan bir terlik hep farklı eşyalardan keyif alan insanların dikkatini çekiyor.

Cihan

TOSBAĞA

Posted by Wayla On Ocak - 5 - 2010 ADD COMMENTS

Yaşadıkları ortama göre 3 ayrı grupta toplanırlar.

1- Kara Kaplumbağaları
2-Tatlısu Kaplumbağaları
3-Deniz Kaplumbağaları

BİZİMKİ TATLISU KAPLUMBAĞASI
karadan su yaşamına geçen hayvanlardır. Tatlısu kaplumbağaları günlük yaşamalarını hem karada hemde sularda geçirirler. Tropikal ve suptropikal iklim bölgelerinde yaşarlar. Bu hayvanların yüzebilmeleri için parmakları arasında yarım perde şekillenmiştir ve su yaşamına adaptasyon göstermişlerdir. Yani bu değişiklikler kalıtsal olarak yavrulara geçmektedir. Ayaklarla birlikte sırt kabukları biraz daha küçülmüş ve uzamış, yüzmeye uygun bir duruma gelmiştir. Genel olarak evlerde tatlı su kaplumbağaları beslenmektedir. Bunların bakımlarının kolay olması ve 30-40 cm den daha fazla büyümedikleri için tercih edilmektedir.Bizimkiler gibi ilgiç hareketlerde bulunurlar.

Recep ivedik 3′ün Beklenen Fragmanı

Posted by DjRamo On Aralık - 23 - 2009 ADD COMMENTS

Bu kez üniversite öğrencisi oluyor…

İlk iki filmiyle izlenme rekorları kıran, bir o kadar da eleştiri alan Recep İvedik’in son filmi yakında vizyonda



Recep İvedik’in beklenen üçüncü serisinin fragmanı yayınlandı. 12 Şubat’ta vizyona girecek olan Recep İvedik 3′te kahramanımız bu kez üniversite okumaya karar veriyor. İkinci filmde babaannesinin istediği gibi bir adam olmaya karar veren Recep İvedik’in yeni macerası güldüreceğe benziyor.

Ders sırasında profesörle girdiği diyalogla sınıf arkadaşlarını gülmekten kırıp geçiren İvedik, bir anda üniversitenin en sevilen kişisi, bütün öğrencilerin de kahramanı oluyor.

Cinsel içerikli mesajlar yaygınlaşıyor

Posted by DjRamo On Aralık - 21 - 2009 ADD COMMENTS

Cinsel içerikli mesajlaşma üzerine yapılan bir araştırma çarpıcı gerçekleri ortaya koydu.

Cep telefonu aracılığıyla çıplak ya da cinsel içerikli fotoğraflarını birbirlerine gönderen gençlerin sayısı her geçen gün artıyor. ABD’de Pew Reserch Center tarafından 800 genç arasında yapılan bir araştırmaya göre “sexting” adı verilen cinsel içerikli fotoğraf barındıran mesajların giderek popülerleştiği ortaya çıktı.

Araştırmaya katılan 12-17 yaş arasındaki gençlerden %4‘ü çıplak ya da yarı çıplak fotoğraflarını çekerek mesajla bir başkasına gönderdiklerini söyledi. %15‘i ise bir başkasının çıplak fotoğrafını içeren mesajlar aldığını belirti.

Cep telefonu faturasını kendisi ödeyen gençler arasında ise bu oranlar daha yüksek çıktı. 17 yaşındaki gençlerden %8‘i kendi çıplak fotoğraflarını bir başkısına gönderirken, faturasını kendisi ödeyenlerden %17’si böyle bir mesaj gönderdiğini belirtti. Araştırmaya katılan 17 yaşındaki gençlerden %30‘u ise bu tür mesajlar aldığını ifade etti.

Daha önce Florida’da yaşanan bir olayda 18 yaşındaki Philip Alpert adlı bir genç, 16 yaşındaki kız arkadaşının çıplak fotoğraflarını çekip arkadaşlarına gönderdiği için mahkemede yargılanarak ceza almıştı.

Araştırmada ortaya çıkan bir diğer ilginç sonuç ise gençlerin bu tür mesajları çok fazla önemsememesi oldu. Bu tür mesajları almanın ve göndermenin büyütülecek bir olay olmadığı yönündeki görüş gençler arasında ağırlık kazandı.

Aynı araşırma 2004 yılında yapıldığında 12 yaşındaki gençlerin sadece %18‘i cep telefonu sahibiyken 2009 yılında bu rakam %58‘e çıktı. 17 yaşındaki gençlerde de 2004 yılında %63 olan cep telefonu kullanımı bu yıl %83‘e çıktı.

Her şeye rağmen şu an dünyadaki pek çok ülkede 17 yaşından küçük birine ait çıplak fotoğraflar bulundurmak cezai yaptırım gerektiriyor.

Ülkelerin Düğün Adetleri

Posted by DjRamo On Aralık - 21 - 2009 ADD COMMENTS

Selam Arkadaşlar ,

Geçenlerde bir mail geldi ve  tüm ülkelerin düğün adetleri farklı olduğunu okudum.(koptum).

Bazı adetler gerçekten ohaa dedirttirdi bazılarıdanda kopmamak elde değil(lol)

işte o Ülklerin ilginç düğün adetleri.

ÇİN

Damadın ailesi astroloji uzmanına başvurarak evlenmeyi düşünen çift hakkında yorum ister. Eğer astroloji uzmanının hazırladığı horoskopu damadın ailesi uygun bulursa* çocuklarının doğum saatini ve tarihini kızın ailesine göndererek* aynı işlemi onların da yapmasını ister. Gelinin ailesine verilecek hediyeler arasında ‘çay’ önemli bir yer tutar. Düğünden önce damat evlilik yatağını hazırlar ve üzerine portakal* fıstık ve çeşitli meyvelerden koyar. Ailenin küçük çocukları yatağın üzerine oturtulur ve meyvelerle oynamalarına izin verilir. Yatağın üzerinde ne kadar çok çocuk olursa o kadar çok doğurganlığı sembolize eder. Gelin düğünde kırmızı ayakkabı giyer ve kırmızı duvak örtünür. Nedimelik yapan bayanlar gelinin horoskopuyla uyumlu doğum yılına sahip kişilerden seçilir. Ayrıca Ay takviminin 7. ayının son 15 gününde evlenmenin uğursuz olduğuna inanılır; çünkü o dönemde cehennemin kapısının açılıp kayıp ruhların serbest kaldığına inanırlar.

HİNDİSTAN

Damat gelinin kıyafetinden sorumludur. Gelin; bildiğimiz beyaz gelinlik yerine* “sari” denilen özel bir giysi giyer. Törene gelirken gelinin üzerinde gündelik kıyafetler vardır* daha sonra kocasının kendisine sunduğu kıyafeti giyer.

İSRAİL

Musevilere göre düğünlerde içi cam parçalarıyla dolu bir beze basmak Kudüs’teki kutsal tapınağın yokoluşunu sembolize ettiğinden yerleşmiş bir gelenek halini almıştır. Törende cam kırmakta hayattaki mutluluğu ve üzüntüyü sembolize ediyor.

KORE

Kore’de evlilik geleneklerinde ördek ve kaz önemli bir yer tutmaktadır. Eskiden* damatlar arkalarında kaz taşıyarak beyaz bir atın üstünde gelinin evine giderlerdi. Günümüzde ise sembolik olarak tahta kaz kullanılmaktadır. Bir başka geleneğe göre de düğünden sonra* bir çift tahta ördek yeni çiftin evine yerleştirilir* eğer ördekler karşılıklı konursa çift iyi geçiniyor* ters konursa çiftin kavga ettikleri anlamına gelir.

İSKOÇYA

Gelin düğünden bir gece önce aile büyüklerinin ortasına oturur ve onlara ayaklarını yıkatır. Bu gelenek çiftin mutluluk yolunda yürümelerini sembolize eder. Düğünde ise gelin iki ayakkabısına da bozuk para koyar.

AFRİKA

Afrika’nın bazı bölgelerinde damat adayı kızı ailesinden istedikten sonra kızın ailesi kabul ederse* gelin adayına para ve fıstık verir. Gelin fıstığı damatla bölüşür* çiftin birleşmesine yardımcı olan aracıya da bir parça verilir. Bu komşulara ve akrabalara düğün daveti anlamına gelir.

VİKİNGLER

Vikingler zamanında evlilikler açık arttırma şeklinde yapılıyordu. Damat adayı gelin adayı için kızın babasına fiyat teklif eder ve bu fiyat üzerinden pazarlık yapılırdı. Belirlenen para miktarı çeyiz için kullanılırdı. Ayrıca gelinin sağ ayağına babası gümüş* sol ayağına da annesi altın takardı ve bu gelenek çiftin hayatları boyunca altın ve gümüş sıkıntısı çekmemeleri dileğini temsil ederdi.

BELÇİKA

En önemli gelenekleri mendile isim işlemektir. Gelinin ailesinde* kızın adının işlenmiş olduğu mendil vardır ve bu mendil düğüne götürülerek davetlilere gösterilir. Bu mendil düğünden sonra kızın ailesinin evine geri getirilir ve gelinin kız kardeşi varsa onun adı işlenerek yine evde sergilenir.

İNGİLTERE

İngiliz geleneklerinin en başında kilisede çan çalmak gelir* bu şekilde kötü ruhların kovulduğuna inanılır. Gelin ve damat kiliseye girerken ve çıkarken çanlar çalınır ve davetliler çifte çiçek atarlar.

FİNLANDİYA

Finlandiyalı gelinler düğünde el yapımı altın bir taç takarlar. Törenden sonra bekar genç kızlar gelinin etrafında toplanır. Gelin* genç kızlar arasından birini seçerek altın tacını ona verir* seçilen kızın ondan sonra evleneceği düşünülür.

FRANSA

Evlenecek çiftlerin törende yer alacak çiçeklerini davetliler getirir. Bir ilginç gelenek de; gelin ve damadın* evlilik günlerinde kullanılan ve nesilden nesile aktarılan evlilik kabından şarap içmesidir.

BOSNA – HERSEK

Ülkenin bazı bölgelerinde evlenme çağına gelmiş gelin adayını isteyen damat adayı kız evine yemeğe davet edilmekte ve ailenin büyükleri ile söz konusu evlilik hakkında tartışmaktadır. Kızın aile büyükleri damat adayı hakkında bir karara vardıktan sonra kahve ikramına geçilir. Kahve şekerli ise damat adayı evlilik için uygun görülmüştür* ancak kahve sade ise damat adayı reddedilmiş demektir.

BULGARİSTAN

Erkek* sevdiği kızı ailesinden istemek için en yakın arkadaşıyla kızın evine gider. Giderken yanında “rakia” denilen özel bir ev viskisi ve “zdravet” adı verilen yeşil çiçeklerden küçük bir buket götürür. Bu çiçek mutluluk* sağlık ve zenginliği temsil etmektedir. Bunun yanısıra kıza ve babasına ufak hediyeler verir. Baba evin reisi olduğundan içkiyi kendisi ikram eder. Damat adayını beğenir ve evliliği onaylarsa kızına dönüp 3 kez evliliğe hazır olup olmadığını sorar. Kız evet derse kızın ailesi de erkeğin ailesine hediyeler yollar. Nişan töreni kızın ailesinin evinde yapılır. Bu tören bir tatil günü ya da Pazar günü düzenlenir. Düğünden önceki Perşembe günü hamur ve mayanın karıştırılmasıyla özel bir ekmek yapılır* bu ekmek yeni ailenin oluşumunu sembolize eder. Düğünde gelin* içinde bozuk para* çiğ yumurta ve buğdayın olduğu bir tabağı başının üzerinden geriye doğru atar ve arkasına bakmaz. Tabak ne kadar küçük parçalara ayrılırsa o kadar iyi demektir. Davetliler gelin ve damat üzerine bozuk para* şeker ve buğday atarlar. Gelinin annesi damatla gelinin geçeceği yere beyaz uzun bir örtü serer ve örtünün üzerine “zdravet” denilen çiçeklerden serper. Ayrıca gelinle damada somun ekmeği verilir* hangisi bu ekmekten daha büyük parça koparırsa evde onun sözünün geçeceğine inanılır. Bir inanışa göre de henüz evlenmemiş iki gelin adayının yolda karşılaşması uğursuzluk kabul edilir* çünkü birbirlerinin mutluluğunu çalacakları düşünülür.

PAKİSTAN

Ülkenin bazı bölgelerinde damat adayı kızın aile büyükleri tarafından sınavdan geçirilir. Bu sınav* aile büyüklerinin damat adayına akla gelebilecek tüm hakaret ve küfürleri etmeleri* damat adayının ise tüm bunlara katlanabilecek kadar soğukkanlı olmasına dayanmaktadır. Sınavdan başarıyla geçen genç evlilik iznini almış olur

Çam süslemek Türk adetidir

Posted by DjRamo On Aralık - 21 - 2009 ADD COMMENTS
Dünyaca ünlü Sümerolog ve tarihçi Dr. Muazzez İlmiye Çığ Habertürk’te Teke Tek Özel’in konuğu oldu.

Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı ile Teke Tek Özel’in konuğu olan Dr. Muazzez İlmiye Çığ Noel adeti kabul edilen çam süslemeyle ilgili olarak çarpıcı açıklamalar yaptı. Kabul edilenin aksine çam ağacı süslemenin eski bir Türk adeti olduğunu söyleyen dünyaca ünlü Sümerolog Çığ, bu adeti Avrupa’ya Türklerin aktardığını anlattı.


Muazzez İlmiye Çığ, tarihi değiştirecek keşfi şöyle anlattı: “Çam ağacı süslemek tamamıyla Türk adetidir.Yeni Türk devletleriyle münasebetimiz bize yepyeni şeyler öğretiyor. Eski Türklerde yerin göbeğinden göğe kadar bir ağaç tasavvur ediliyor. Bu hayat ağacı. Sümerlerde de var. Bir ucunda göktanrısı duruyor. Türklerde güneş kutsal ama tanrı olarak kabul edilmiyor. 22 Aralık’ta güneş yeniden fazla olarak dünyayı aydınlatmaya başlayacak. Günler uzamaya başlayacak. Türklerin göktanrısı gün ile geceyi tanzim ediyor gökte. Sözde gün ile gece sürekli münakaşa halinde. 22 Aralık’ta gün gecyi yeniyor. Bunu “Yeniden doğuş bayramı” Türkler kutluyorlarmış. Türkistan’da bir ağaç varmış, akçam, ve bu akçam vaşka yerde yetişmiyormuş. Akçam getirip eve koyuyorlar, akçamın altına o sene Tanrı onlara güzel şeyler verdi,güzel bir yaşam verdi diye Tanrı’ya hediyeler koyuyorlar. Dallarına da ertesi sene için Tanrı’dan niyaz ettikleri şeyler, adak olarak istedikleri şeyler için paçavra veya kurdela koyuyorlar. O günlerde büyük bayram, şenlik yapıyorlarmış. Aileler toplanıyor, büyükler varsa ziyaret ediliyor, özel yemekler yeniliyor,güzel  elbiseler giyiliyor. Bu adet Türkler yoluyla Avrupa’ya geçti. Konunun Noel’le alakası yok. İznik Konsili’nde pagan adeti görülen bu adeti İsa’nın doğuşu olarak kabul edelim diyorlar ve bu adet Hristiyanlara geçiyor. Ama ağaç süsleme pek yok, 16. yy’da Almanya’da başlıyor, daha sonra Fransa’ya geçiyor ve dünyaya yayılıyor.”

(Habertürk)

Böylesi ancak bizde olur

Posted by DjRamo On Aralık - 21 - 2009 ADD COMMENTS

Türk işi skandal!Bedensel engelli milli masa tenisçi Abdullah Öztürk, THY’nin gazabına uğradı.

Tekerlekli sandalyesi yanlışlıkla Adana’ya gönderilen Öztürk, Dünya Şampiyonası’na katılabilmek adına puan toplayacağı son turnuva için Brezilya’ya gidemedi

“Böylesi ancak bizde olur” dedirten trajikomik hikâyelere bir yenisini de Türk Hava Yolları ekledi. Bedensel engelli masa tenisçi Abdullah Öztürk, tekerlekli sandalyesi yanlışlıkla başka bir kente gittiği için Dünya Şampiyonası’na katılma umuduyla raket sallayacağı Brezilya’daki şampiyonaya gidemedi. 2009 yılı içinde katıldığı diğer turnuvalarda elde ettiği puanlarla 2010 Dünya Şampiyonası barajına yaklaşan milli sporcu Öztürk, 26-29 Kasım’da Brezilya’da yapılacak turnuvada da başarılı olarak büyük rüyasına ulaşmayı hedefliyordu. Ancak rüya havalimanında kâbusa dönüştü. Engellimasa tenisçi, 24 Kasım’da Brezilya’ya uçmak üzere önce THY ile Ankara’dan İstanbul’a gitti.

SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ

Maçlara çıktığı ‘ayrılmaz parçası’ tekerlekli sandalyesinin de bu uçakla getirildiğini düşünüyordu. Oysa Öztürk İstanbul’a uçarken, tekerlekli sandalye havayolu şirketinin hatası sonucu Adana’ya gitmişti. Üstelik üzerindeki etiket de düştüğü için orada kalmıştı. Sis yüzünden uçuş bir gün ertelenmesine rağmen hata anlaşılamadı. Uçuşa irkaç saat kala durumun ortaya çıkması üzerine, hem Öztürk hemde sporcuyla birlikte Brezilya’ya gidecek olan antrenörü Burçak Kaya şok yaşadı. Kaya’nın federasyon ve THY yetkilileri ile yaptığı görüşmelerden bir sonuç çıkmayınca sporcuyu taşıyacak THY Brezilya uçağı da kaçtı. Yaşanan skandaldan dolayı aylardır hazırlandıkları turnuvaya gidememenin büyük üzüntüsüyle havalimanında sinir krizi geçiren engellimilli sporcu ve antrenörü, çaresizlik içinde evlerine döndü.

VE BÜYÜK ŞANS

Eşyaları Brezilya’ya, tekerlekli sandalyesi Adana’ya giden, kendisi ise Ankara’ya dönen Abdullah Öztürk birkaç gün sonra eşyalarına ve sandalyesine kavuştuğunda, her şey için artık çok geçti. Turnuva yetkilileri ile görüşülerek sis bahanesiyle karşılaşma saati değiştirilse de turnuva çoktan bitmiş, Dünya Şampiyonası umutları uçup gitmişti. Ne var ki havalimanını gözü yaşlı terk eden ve kelimenin tamanlamıyla hayalleri yıkılan Abdullah Öztürk’ün kaderi bir süre sonra gelenmutlu haberle değişiverdi. 21 yaşındaki Öztürk’ün kategorisinde bir üst sırasında yer alan sporcunun Dünya Şampiyonası’ndan çekilmesi üzerine 24. ve son sıraya yükselen Öztürk, ‘THY’ye rağmen’ Kore’deki şampiyonaya biletini aldı.

Otomobilde basıldı!

Posted by DjRamo On Aralık - 20 - 2009 ADD COMMENTS

İngilizce öğretmeni, 16 yaşındaki kız öğrencisiyle otomobilde basıldı.

Geçen yıl Kırıkkale Ticaret Lisesi’nde görev yapan, bu yıl ise Ankara’nın Akyurt İlçesi’ndeki Ticaret Lisesi’ne tayini çıkan İngilizce öğretmeni evli 2 çocuk babası 35 yaşındaki H.A.E., iddiaya göre geçen yıl öğrencisi olan 16 yaşındaki M.T. ile otomobilinde yarı çıplak halde yakalandı. Dün saat 15.00 sıralarında meydana gelen olaydan sonra gözaltına alınan H.A.E., bu sabah Kırıkkale Adliyesi’nde nöbetçi savcı tarafından ifadesi alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Liseli kız öğrencinin annesinin öğretmenden şikayetçi olduğu belirtildi. Kırıkkale Ticaret Lisesi 2’nci sınıf öğrencisi M.T. ifadesinde, geçen yıl öğretmeni olan H.A.E. ile sürekli MSN’den görüntülü görüştüklerini belirterek şunları anlattı:“Kamerada birbirimizi tahrik ediyorduk. Daha sonra öğretmenim bana, ‘karımdan boşanıp seni alacağım’ demeye başladı. Ankara’ya tayini çıkmıştı. Önceki gün Kırıkkale’ye gelerek beni çağırdı ve birlikte ırmak kenarına gittik. Bu sırada polisler gelerek bizi karakola götürdü” dedi.

İngilizce öğretmeni H.A.E. ise, “Önceki yıldan öğrencim olan M.T. ile gezmeye çıktık. Kötü bir amacım yoktu. Polisler yakaladılar” diye ifade verdi.

15 kişilik minibüste tam 38 kişi var

Yolcu minibüsünü durduran Jandarma trafik ekipleri şaşkına döndü. Nedeni ise içerideki yolcu sayısı..

Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde trafik jandarma timleri, 38 kişinin [...]

Hem Annesi Hemde Arkadaşıyla Aldatılan Kadın

Hem annesi hem en yakın arkadaşıyla aldatıldı

Koca, 35 yaşındaki karısını önce kayınvalidesiyle kısa bir süre sonra da yine karısının en [...]

Tuvalet kağıdı yerine dolar kullanın

Globalleşen dünyada farklı tasarımlara sahip ürünler yok satıyor. Bursa’da, Çin ve Uzak Doğu ülkelerinde üretilen birbirinden ilginç eşyaların satıldığı mağaza, [...]

TOSBAĞA

Yaşadıkları ortama göre 3 ayrı grupta toplanırlar.
1- Kara Kaplumbağaları
2-Tatlısu Kaplumbağaları
3-Deniz Kaplumbağaları
BİZİMKİ TATLISU KAPLUMBAĞASI
karadan su yaşamına geçen hayvanlardır. [...]

Etiketler